26 Ekim 2011 Çarşamba

...

Kimi zaman bir "an" başka bir anı hatırlatır insana...Öyle birşey ki bu kalp dediğin, beynin, hafızan unutsa bile o an ne hissettiğini, yürek hatırlıyor işte...
Kimi sahneler var gözümün önünde, ne zaman hatrıma gelse, o an neler hissettiğimi anımsayıveririm, gayet net...
Bir sokaktan geçerken mesela, orda bundan bilmem kaç yıl önce yürürken bir akşam vakti...Aklımda ne vardı, ne için deli gibi kırgındı içim, ne için uykularımı katlediyordum bilirim. Bazen ben, "unutmamayı" severim. Hazine sayarım, yaşadıklarımı, çok kıymetlidir o hatıralar benim için...O anı yaşamış olmak bile büyük nimettir hakikaten, yaşanmışlıklarımı severim.
Durup durup hatırlarım, arada tozunu alırım hafızamın. Ve öyle bir gerzek tarafım var ki, o zaman acıdıysa içim, şimdi hatırlayınca yine cızz eder derinden, yine burkulur giderim.
İçime sığdıramadığım bir boşluk var şimdilerde, her gittiğim yere benimle gelen...O boşluk nasıl oluştu, nasıl bu hale geldi bilmiyorum ama...O boşluk fena halde sıkıyor işte beni...Sıkılıyorum, çünkü yıllar geçse de o boşluk hissini hatırlayıp sıkılacağım biliyorum. Her gün her gün şükrediyorum Allah'a, evlatlarım için, sağlıklı olduğumuz için...Ama bu inanç bile doldurmuyor içimdeki o eksiklik hissiyatını. Kırılıyorum, en çok da kendime...Ben böyle değilim!!!
Kendi kendime yarattığım uğraşlar da yetmiyor artık, üzerini kapatmaya, örtmeye...Ben büyütüyorum o boşluğu, ben besliyorum bu sıkıntıyı...
Çok kızgınım aslında kendime...İyi olmalıyım, çok iyi olmalıyım. Her gün bunu kendime ısrarla hatırlatmalıyım!!!
Yine de...Sevgiyle...
Ece

0 yorum:

Yorum Gönder